“Bilmek başka, BULMAK başka, Olmak Baska.

Canı cehenneme rahat uyuyanın
Kapısını örtenin perdesini çekenin
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin..

İnsan her şeyi unutarak yaşayabilir ama her şeyi hatırlayarak yaşayamaz

Aşık olan herkesin zayıf yönü ortaya çıkar. İlgi duymak bir zâfiyetin başlangıcıdır.


“Baktığım yeri söyleyebilirsiniz, ama ne gördüğümü asla.

Şiir mi? Bilmem ki ben şiir yazmayı
Ahmet Haşim bilir, Cemal Süreya bilir, belki Yılmaz Erdoğan bilir
Ben bilmem kelimelerle harikalar yaratmayı 
Ben anca beni bilirim, onu da bilemem çoğu zaman
Ve kalemim, senden kesikleri dikmeye çalışıyor hiç durmadan
Bir şey söylemeden çekip gitmek, neden?
Ya da boşver, sormadım farzet
Giden gitti, sevmeyen, kalmak istemeyen…

Bir şeyler garip bu aralar, bilmek istersin belki diyeAma bir sor bakalım; niye, niye, niye?İşte onu ben de bilmiyorum Yalnızlıktan herhal, ya da yalnızlıktan En fazla yalnızlıktan hadi…

Bir şeyler garip bu aralar, bilmek istersin belki diye
Ama bir sor bakalım; niye, niye, niye?
İşte onu ben de bilmiyorum 
Yalnızlıktan herhal, ya da yalnızlıktan 
En fazla yalnızlıktan hadi…

O kadar iyi davranıyoruz, el üstünde tutuyoruz da bu uykular neden kaçıyor?